Alternatif Eğitim Mi, Eğitimde Alternatifler Mi?

  • 0 comments

Alternatif kelimesini oldum olası hiç sevmem. Alternatif tıp, alternatif çözüm, alternatif eğitim, alternatif yol, vb… Çok da anlamsız bulurum tıp gibi eğitim gibi koca koca içi dolu kavramların önünde. Oysaki bu kavramların hemen sağ tarafında olmak yerine sol tarafında olsalar ne kadar kıymetlenecek bu kelime. Tıpkı matematikte sıfırın sağdayken gerçek anlamda sıfır, soldayken ise on sayısının çarpanı olması gibi.

Bu açıdan düşünürsek alternatif bir eğitim aramak yerine eğitimde alternatifler üretmek çok daha mantıklı olacaktır. Türkiye’nin ve belki de pek çok farklı ülkenin eğitimdeki temel problemi tek tip insan üretmeye odaklanmış olmasıdır. Kırk bir yaşındayım ve yaşım yettiğince geriye baktığımda 1980’li yıllarda anarşik ya da bolşevik olmayan nesiller üretmenin, doksanlı yıllarda gereksiz yere yüklenmeye çalışılan aşırı milliyetçilik, 2000’li yılların başında teknolojiden kopuk olmayan bireyler yetiştirmenin ve son dönemde de dindar, alnı secdeye varan nesiller yetiştirmenin derdine düşmüş durumdadır Türk Milli Eğitim sistemi.

Oysa ki eğitim temel malzemesi insandır. Başta öğrencisi, öğretmeni, yöneticisi, hizmetlisi, velisi olmak üzere sürece dahil olan insandır. Fakat, ne büyük talihsizliktir ki sermayesi insan olan bu kurumun insanın en temel gereksinimleri pek de umurunda olmamıştır, olmamaktadır. Peki nedir insanın fiziksel temel ihtiyaçlarını karşıladıktan hemen sonra gelen ihtiyaçları?

Bu ihtiyaçların hemen hemen hepsi duygusal yanımıza etki eden yapıtaşlarımızdır. Bir çırpıda bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. Mutluluk: Evet, nedir mutluluk? Ya da başka bit deyişle mutluluk tanımımız nedir?
  2. Taktir edilme
  3. Konuşma ve anlattıklarınızın dinlenilmesi= İletişim
  4. Hayatı öğrenme ve hayata hazırlanma
  5. Öğrenmeyi öğrenme
  6. Kendini bir birey olarak gerçekleştirme

Milli Eğitim Bakanlığımız müfredat yenileyip kafasına göre eklemeler ve çıkarmalar yaparken, okul öncesi eğitimde alternatifler sunarak karşımıza çıkan yeni bir okul öncesi eğitim kurumu var: KUĞULU Montessori Okulu.

Ankara Oran’da bulunan okulun kurucusu Yadigar Işıldar, gerçek anlamda hem beynin her iki yarısındaki sinaptik bağlantıları güçlendirirken hem de beyinle kalp arasında bir bağ kuracak olan yepyeni bir eğitim anlayışıyla bir okul kurdu. Ne mi var bu okulda? Aslında neler yok ki…. Kapıda hemen girişte sağınızda sizi karşılayan Sevgi, Güven, Barış ve Mutlu adında dört tane kuğu, iki dönüm bahçe içinde çocuk oyun alanı, bostanlar, tavuk kümesi, Montessori Akımı’nın etkileriyle hazırlanmış Türkçe, Rusça ve İngilizce sınıflar, kapalı yüzme havuzunda yüzme dersleri, piyano eşliğinde Orff ve Müzik eğitimi verecek olan özel bir dershane, sağlıklı ve organik beslenme sağlayan hijyenik mutfak, Dünya Klasikleri… Her şeyden öte gözleri dolar dolar bakmayan kurucusu ve özenle oluşturduğu ve adını “Mutluluk Mimarı Ekibim” koyduğu alanında çok kıymetli uzman bilim insanları ve eğitimciler.

Eğitim camisasını her bakımdan olumlu etkileyecek KUĞULU Montessori Okulu kurucusu Yadigar Işıldar’a ve kıymetli ekibine şimdiden başarılar dilerim.

Sevgiyle kalın.

Mustafa Sağlam
Yabancı Diller Eğitim Uzmanı

Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir