Sizden Gelenler

Kuğulu Montessori Okulu ile yollarımız kesişmeden önce biricik kızımız için bir çok yuva dolaştık. Herkes şüphesiz elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak çocuklarımızı mutlu etmeye, onların gerek sosyal, gerekse eğlence ve öğrenim ihtiyacını karşılamaya çalışıyor. Dolaştığımız onca okuldan sonra hep içimize sinmeyen bir şeyler oldu. Aradığımız enerjik, aydınlık havayı bir türlü bulamadık aklımızda hep soru işaretleri kaldı.

Okulu ilk ziyaretimizde Nermin Hanım kendine has güzel ve tiyatral uslübuyla verilen eğitimden, çocuklarla kurulan iletişime, havuz bakımından, yemeklerin nasıl hazırlandığına, bahçe aktivitelerinden, tavuklarla olan komik maceralarına kadar bizlere uzunca bir zaman ayırarak her şeyi detaylıca anlattı. Okul Kurucusu Yadigar Hanım her türlü sorumuza cevap verdi, hatta görüşmemiz bir yerden sonra çok hoş bir sohbete dönüştü, işine olan bağlılığı ve çocuk yetiştirmenin de yanı sıra bu sektörle ilgili bir takım idealist düşünceleri kendisini bir çok insandan ayırıyor ve kesinlikle güven duygusu uyandırıyor.

İlk ziyaretimizden sonra çok düşünme ihtiyacı hissetmedik ve kızımız iki gün sonra yeni okuluna başladı. İlk günün akşamındaki mutluluğu, gözlerindeki ışıltıyı, okuldan bir türlü ayrılmak istemeyişini, daha ilk günden öğretmeleri ile kurduğu yakın ilişkiyi ve etrafa yaydığı pozitif enerjisini  görünce ne kadar doğru bir karar verdiğimizi anladık. Okul arayışında olan her anne babanın en az bir kez de olsa uğramasını, Nermin Hanım ve Yadigar Hanımla tanışmasını gönülden tavsiye ediyorum.

Seçil ve Kerem Müderrisoğlu


Binasına bahçesine ve kuğularına bayılıp girdiğim bu güzellikler dünyasının içinin, dışından milyar kat iyi olabileceğini önceden tahmin etmemiştim. Okula girdiğinizde herkeste bir aidiyet duygusu olduğunu hissetmeniz en kıymetlinizi emin ellere teslim ettiğinizin bir kanıtı bence. Nermin hanımın bıkmadan usanmadan her sorumuza ayrıntılı bir şekilde cevap vermesi, Yadigar hanımın bu iste ne kadar başarılı olduğunun en ufak kanıtlarından. Yadigar hanımın bu konudaki istekli hali, kendinden emin durusu beni çok etkilemişti. Bana sorduğu soruları başka hiç bir okulun sormaması da bir o kadar şaşırtmıştı. Amaç kesinlikle digerlerinin yaptığı gibi biz şöyleyiz böyleyiz diye anlatmak değil, siz bizimle ayni teldemisiniz öğrenmek ve seçmekti.  Diğer kurumlarda okul gezdirilip allanıp pullanıp yollanırsınız. Fakat burda Yadigar hanım gerçekten de sizi ve ailenizi tatlı bebeğinizi tanımak ve ona göre bir yön çizmek istiyor. Bu da güven oluşturuyor.

Ben Yadigar hanımı dinledim ve Ankara’da en iyi bilinen diğer bi kaç okulu bizzat gezdim. Daha okula girdiğimde gördüğüm kaos, koku ve bunaltıcı karanlık beni benden aldı. Sonra iyi ki karşıma çıkmışlar dedim.

Önde gelen kolejlerde çalışmış bir öğretmen olarak söyleyebilirim ki ben bebeğimi bir tek bi güzel kuruma gözüm kapalı emanet edebiliyorum. Çünkü burda herkes gönlüden eğitime ve bizim bebeklerimize bağlı. Ben başka hiç bir okulda okul sahibinin ve de müdürünün çocukların arasına severek  katıldığını görmedim. Göreceğimi de zannetmiyorum.

Nermin öğretmen kendi kösesinde yönetici pozisyonunda oturmak yerine hep ortada her zaman eli her yerde. Çocuklar ona bayılıyor tam bir problem çözücü:)

Bizim güzel öğretmenimiz Sinem öğretmen dünya tatlısı. Kıymetlimize bizim cesret edip yapamadığımız seyleri gonulden yapıyor. Bebeğimiz okula el çırparak gidiyor. Bence bundan daha güzel bir gösterge olamaz. Konuşmayı daha bilmemesine rağmen sevgisini hissedebiliyorum. Hatta saçlarını bana değil öğretmenine yaptırıyor 🙂

Sebahat hanım her zaman her yerde 🙂  sabırla size ve bebeklere yardımcı.  Ayşe hanım, Nurgül hanim, Sabiha hanim hepsi gerçekten yardım meleği. Burda herkes çok profesyonel ve ayni zamanda çok sevecen. Benim gibi bir kontrol manyagi bile 3. Gün bebegini bırakıp cikabildiyse ben bu ise kefil olurum.

Okulda kimse bu senin ısın benim değil diye uzerinden bişeyler atmaya çalışmıyor. Bu çok önemli bence. Bu sayede çok güzel bir kontrol mekanizması oluşuyor.

İçimi ısıtan benim bile çıkmak istemediğim güzel okulumuz.  Bir susmak bilmedim ama daha anlatacaklarım var. Havuz mu istiyorsun ağlası var müzik derseniz en basarili insan basında, cimnastik Harika bir olay, masal var, seramik var ve ekstra ücret yok:) yemek meyve sebze alası var. O iğrenç kutulu meyve suları ve kekler yok. Her şey kendi mutfaklarında özenle seçilmiş malzemelerle yapılıyor. Erişteyi ve meyvelerini kendi kurutup ondan meyve suyu yapan başka bir yer yok evinizden başka.

Çok üzücü ama ben özel ve iyi bilinen bir kolejde sütü suyla karıştırıp verenine şahit oldum.

Son olarak biz iyi ki bu çatı altında yerimizi alabildik. Kurduğunuz bu harika kurum için size minnettarız:)

Tuğçe Yılmaz


Herkese Merhabalar;

Yadigar Hanım’ın tavsiyesine uymadığımı itiraf ederek yazıma başlayayım. Çünkü Kuğulu Montessori dışında hiçbir okulu gezmedim ve doğrudan yavrumu Kuğulu Montessorili yaptım. Başka okulları gezmedim. Başka okulları gezmedim çünkü ihtiyaç duymadım.

Her şeyden önce “haftada şu kadar saat yabancı dil dersi var, ayrıca müzik dersleri şöyle, havuz var” gibi reklam amaçlı kullanılan derslerle göz boyamaya çalışmak yerine okula gittiğimde bana sadece montessori eğitim sistemi anlatıldı. Birçoklarının reklam amacıyla ön plana çıkardıkları derslerin çocukların bilişsel, fiziksel ve sosyal gelişimlerine katkıları ön plana çıkarılarak ve reklamı yapılmadan anlatıldı. İlk izlenim olarak okulun gerçekten okul öncesi eğitim amacıyla kurulduğu hissine kapıldım. Çünkü günümüzde ne yazık ki okul öncesi eğitim de endüstrileşmiş durumda.

Diğer yandan Yadigar Hanım’ın kullandığı ve toplumsal cinsiyet eşitliğini içeren lisan benim için tercih sebeplerinden biriydi. Belki birçok kişi dikkat etmez ancak toplumsal cinsiyet eşitliği anlayışının bir insanın kullandığı dile yerleşmesi onu tüm yaşamına yansıtıyor demektir. Kadın cinayetlerinin bu kadar arttığı ve kadının değersiz görüldüğü günümüzde, kadınların ne kadar değerli olduğu anlayışı ile erkek çocuk yetiştirmeyi hedefleyen bir anne olarak benim için önemli bir tercih sebebi oldu.

Başka okulları gezmeme sebeplerimden bir başkası okulun engellilere -sosyal açıdan engellenmiş demek daha doğru olur-karşı ayrımcılığı ortadan kaldırmayı hedefleyen yaklaşımıdır. Engelli kişilere acımak yerine engellilerin bizden farkı olmadığı ve engelin aslında sadece bizim zihnimizde olduğu anlayışı çocuklara aşılanıyor.Kimsesiz çocuklara yönelik yapılan sosyal sorumluluk çalışması ve Yadigar Hanım’ın gönlündeki kimsesiz kız çocuklarına yönelik mükemmel proje fikirleri benim kararım için yeterli oldu. Çünkü yavrumla ilgili bu hayattaki en büyük arzum iyi huylu ve erdemli olmasıdır. Biliyorum ki iyi huylu ve erdemli bir insan da yukarıda saydığım değerleri taşımalıdır.

Bunların dışında Nermin Hanım’ın da hakkını teslim etmem gerekiyor. Oğlumu okulu görmesi için götürdüğümde Nermin Hanım ile çok güzel bir uyum sağladı ve biliyorum ki çok ama çok mutlu, kendini güvende hissediyor. Elinize, yüreğinize ve işinize olan saygınıza sağlık Hocam. Bu kadar lafın üzerine yemeklerden, sürekli güler yüzden, herkesin mükemmel emeği ve sevgisinden de bahsederek görüşümü nihayetlendiriyorum. Her şey için çok teşekkürler.

Çağan’ın Annesi Betül


Merhaba bu yazıyı okuyacak araştırmacı anne ya da baba; araştırmacı hitabım çocuğu için en iyiyi ararken mutlaka bu sayfaya ve bu yazıya ulaşacak olmanızdandır. Şimdiden seçiminiz için tebrik ederim.

Bu bir öneri, tavsiye, ikna veya övgü yazısı değil. Bu bugünkü yaşanmışlığın
bir özetidir.Söylemeliyim ki bugün okuldan herkesin geç çıkmasına sebep olan anne benim. Aslında biraz mahcubum ama asla üzgün değilim. Hele hele keşke hiç demiyorum 🙂 Zira aldığım randevuya erken bile gittim. Bu tamamen onların hatası. Çünkü okuldaki herkes fazla ilgili ve zamana sığmayacak kadar bilgili.

Hayır beni ve kızımı bahçenin muhteşemliği, kuğuların güzelliği, binanın okul dışı, mimar elinden çıkmış standart yapılardan hariç şık ama yaşanabilir dizaynı, havuzu, tek tek belli ki özenle seçilmiş eğitim materyalleri, kısaca görseli etkilemedi. Bizi etkileyen mutfağa kadar indirilip yedirilen kurabiye, girişte kuruyan şemsiye, piyanonun başına oturup ”bi’ daha” çığlıklarıyla gülmek, okulun sahibinin ofisini sular içinde bırakmamıza rağmen sohbet edebilmek, genelde sevimli olan kızımın ne hikmetse okula girerken yaptığı kaprise rağmen itinayla herkes tarafından inceden tavlanması, insan olabilmek, her eğitimin doğru yanlış taraflarını objektif gözlemleyebilen ve her eğitim körü körüne doğru saçmalığına inanmayan bir okul müdürüyle tanışmak, bir öğretmenin
kucağında uyuyakalmış ufacık oğlan çocuğu ve hatta okulun kokusuydu.

Çünkü hepimizin bildiği üzere; kurgu, boya, bina, lüks yapılar, cv’leri çok dolu ama içi boş, sevgisiz eğitimciler hatırlanmayacak yıllar sonra. Yıllar sonra hatırlanacak tek şey beş duyunuz ve altıncı hissiniz ile algıladıklarınız olacak.

Her şeyin çocuklar için yapılmasına gerektiğine inanacağımız, geleceğin yapılanmasında izlenecek yolun sadece ama sadece bu olduğuna emin olacağımız o güne kadar hissettiğim en güzel şey Kuğulu Montessori oldu.

Yollarımız hayat şartlarından kesişebilir. Belki hiç görüşemeyiz bir daha. Belki uzun yıllar birlikte oluruz. İnsanız belli mi olur. Ama bugün için teşekkürlerimi, geleceğimiz için yaptıklarınızı gördükten sonra minnettarlığımı tarihe not düşmek için yazmak istedim. Bu arada tüm okul çalışanlarının ve hatta sahibesinin geç kalmasına sebep olduğumuzdan ufak bir özür dilerim ama hala sizin suçunuz olduğunu düşünüyorum 🙂

Amacımız aynı olsun, amacınız aynı kalsın isterim hep. Gelecek için teşekkür etmek ümidiyle şimdiden bugün için teşekkürler.

Çocuklara olan inanç ve sevgiyle kalın.

Gülen Elvan Kamış


Merhabalar,

Benim oğlum 15 aylık, ama ben hamileliğimi öğrendiğim günden beri kreş, okul arayışı içerisindeyim. Belki fazla pinpirikli olmamdan; belki de detaycılığımdan kaynaklı bir şekilde, arayışlarım bugüne dek sürdü. Ama hep bir panik halde internetten okul arayışlarım, okullara yapılan ebeveyn yorumlarını okumam, bizzat okullara gidip yerinde görmem sonucunda; bu pinpirikli halim, panik halim gün geçtikçe artmaya başladı. Ama tüm panik halim düne kadardı. Sayenizde artık rahatladım. Oğlum 15 aylık ve ben oğlumu içimi çok rahat bir şekilde gönderebileceğim okulumu buldum.

Benim okul aramamdaki kriterlerim:

Öncelikle mutfak kesinlikle doğal olmalıydı; erişteleri kurutmaya bırakmışsınız, yoğurdunuzu kendiniz yapıyorsunuz ve diğer anlattıklarınız…. Anne gibi güvenilir-doğal,

Montessori olmalıydı okul; ki okulunuzda bunu her sınıfta yaşadım. Müdürünüz de konusunda çok tecrübeli ve bunu bize çok güzel yansıttı. Çocuklarımızın kendi kendilerine yetebilme yetisini oyunla fark ettirmeden öğretebilme yetisini gerek Müdürünüz de gerekse okulunuzun her köşesinde çok net fark ettik.

Bahçesi geniş olmalıydı; genişinde ötesinde kuğuları gördüm.. Rüya gibi değil mi?

Müzik; piyano var ve özellikle piyano çocukların beyinlerinin çift yönlü çalışmasını sağladığı için bence kreşlerde olmazsa olmazlardan olmalı..

Son bir nokta var ki onu burda yazmak istemiyorum, ki ilgili ebeveyn olan herkes oraya gidip yerinde görsünler; biz o sürpriz için Müdürünüze ‘çocuğumu okulunuza başlama yaşı gelene kadar en azından bu aktivite için hafta bir getirebilir miyiz?’ dedik…

Şimdi tek korkum oğlumun yaşı geldiğinde okulunuza geldiğimizde bize ‘kontenjanımız dolu’ demeniz… O yüzden yaşı gelene kadar ayda bir sizi rahatsız etmeyi planlıyorum..

Veeeee Yadigar Hanım size çok teşekkür ederim… Kreş açsak böyle açardık dediğimiz hayalimizdeki kreşin mimarı, perisi olduğunuz için… (Biz kreş demeye alıştık ama ‘okul’ kelimesi en doğrusu)

Teşekkür ederiz… Çünkü biliyorum ki okuldan daha fazlasınız…. Oğlum oraya başladığında sadece okula başlamayacak siz ve sizin gibi işinde çok başarılı özverili ekip arkadaşlarınızın yanında 2. ailesinde gibi hissedecek ve benle eşim çocuğumuzla ilgili her konuda sayenizde huzura kavuştuk. 🙂

Yadigar hanım ve orayı inşa eden bu okulda emeği geçen herkese çok teşekkürler…. Hayallerimizi gerçekleştirdiniz…

Tavuklara yem vermek için dün akşamdan beri oğlumla hayal kuruyoruz Yadigar hanım.

Naciye Salihler


3 yaşında olacak kızıma kreş arama planları yaparken Kuğulu Montessori Anaokulu’nun önünden geçtim. Dışarıdan bakıldığında çok zevkle tasarlandığı belli olan okulun renkleri, bir Montessori okulu olması ve bahçesinin büyük olması benim Kuğulu Montessori okuluyla ilgili dikkatimi çeken ilk şeylerdi. Benim gibi düşünen bazı arkadaşlarım da olmuş ki onlara anaokulu tavsiyesi almak için danıştığımda bana buranın ismini söylediler. Dışarıdan bakıldığında herkeste bıraktığı bu pozitif etkiyi önemseyerek, belki de kızımın okulu olabilir düşüncesiyle Kuğulu Montessori Anaokulu’nu ziyaret ettim. İçeri girdiğim andan çıkana kadar gözlemlediğim, dinlediğim ve en önemlisi öğrendiğim birçok şey oldu burada (geçirdiğim kısıtlı zamana rağmen). Kurucusu Yadigar Hanım’dan başlayarak tanıştığım her bir kişinin orada bulunmaktan duyduğu sevinç ve memnuniyet bence bu okulun en önemli özelliğidir. Ziyaretim süresince anlatılanlar ve gözlemlerim sonucunda  çocukların burada geçireceği zamanın gerçekten kaliteli ve nitelikli olacağını düşündüm ki bu da bence Kuğulu Montessori Anaokulunu’nun en önemli bir diğer özelliğidir. Yadigar Hanım’ın çocuk gelişimi hakkında sahip olduğu derin bilgilerinden yola çıkarak kurduğu hayallerinin sonucu olan bu okulun, öğrencilerini öğrenme isteğiyle, iletişimle, sanatla  doyuracağına ve en önemlisi onları mutlu edeceğine tüm kalbimle inanıyorum.

Gözde Demirci


Merhaba,

Sizinle Kuğulu Montessori okulu hakkındaki görüşlerimi paylaşmak istedim. Kızım Duru doğduğunda 11 yıllık mesleğim mimarlığa ara vermiştim. Şimdi Duru büyüdü, benim işe dönme Duru’nun da okula gitme vakti geldi. Kızımız için okul ararken yolumuz tesadüfi bir şekilde Yadigar ve Kuğulu Montessori ile kesişti.
Kuğulu Montessori ölçek olarak tamamen çocuklar düşünülerek tasarlanmış. Cephedeki ve sınıflardaki renk seçimleri çocukların algısını uyaracak şekilde karmaşaya yer verilmeden kullanılmış. Binanın hakim kırma çatısı ile kütlesel ağırlık kırılmış ve mütevazi bir görüntü elde edilmiş. Girişte ise bizi bahçe, çiçekler ve kuğular karşılıyor. Okul binasının yol cephesinden belli bir mesafede yer alması mekanı kavramamız ve algısal hafıza oluşturmamızda çok etkili.

Okulun en büyük özelliği gittikçe kaybettiğimiz yeşili bize sunuyor olması. Büyük bir bahçe içinde çocukların sahipleneceği bostan, kümes, dinlenme alanı, oyun alanları ve tabii ki kuğuların yer aldığı çok güzel bir havuz mevcut.

Kuğulu Montessori’de çocuklarımızın mutlu, özgür ve doğayla iç içe olmaları öncelikli yaklaşım. Ayrıca tüm öğretmenler ebeveynlerle iletişimi çok önemsiyorlar. Duru böyle bir ortamda bolca oyun oynayıp birçok arkadaş edineceği için çok şanslıyız.

Yadigar’a ve okulun değerli ekibine bize böyle bir imkan sundukları için çok teşekkür ederim.
Sevgilerle,

Burcu Avanoğlu Çetin


Dün Kuğulu Montessori Okulu’nda Yadigar Hanım’la tanıştık.

En ufak detayları bile günlerce tartışarak kararlaştırdıkları, mesleğine aşık insanlardan kurulu ekibiyle, tüm ticari kaygılardan uzak, “Çocuklar için en iyisi nedir?” sorusunun cevabı peşinde bambaşka bir dünya kurmaya çalışıyorlar. Çalışmakla kalmayıp bunu başarmışlar da…

Bakıcılardan yaka silktiğimiz, ziyaret ettiğimiz kreşlerde dehşete uğradığımız günlerde, Yadigar hanımla tesadüfen telefonda görüştük. 25 aylık afacan oğlum için çaresiz kaldığımı hissettiğim şu günlerde Yadigar hanım  “Ozan için ne yapabiliriz? Bir konuşalım.” diyerek o koşturmaca içinde bize saatler ayırdı ve bizim her türlü destek için yanımızda olan tatlı bir ablamız, oğlumuzun da güven dolu ikinci bir yuvası oldu.

Umarım her şey tıpkı kurguladığınız ve kalbinizden geçtiği gibi “Muhteşem!” olur.

Çok çok teşekkürler. Sevgiler, saygılar.

Burçak Yurdakul


Kartal’ın okulunun nasıl olması gerektiğini çok iyi biliyordum ama tabii böyle bir okulun olup, olmadığı muammaydı benim için. Okulu aramaya daha başlamadığımız bir donem komşumuzun ısrarıyla bakmaya karar verdik Kuğulu’ya. Görmüştüm burayı ama “yeni” bir yer olması yüzünden düşünmemiştim bile aslında.

Kuğulu’yu görmeye gittiğimizde gülen yüzler, sakin ve orada olmaktan mutlu insanlar tarafından karşılandık. Gezmeye başladığımızda öyle şu sınıf bu materyal diye anlatmadılar bize. Müzik sınıfı, bahçesi, mutfağı, yüzme havuzu ve bostanıyla hayallerini ve yapmak istediklerini yaşar gibi paylaştılar bizimle. Gözlerinde gördük oğlumuzun bu okulda yaşayacaklarını, paylaşacaklarını ve öğreneceklerini… Her bir eşyanın ve materyalin neredeyse orada olmasının bir sebebi vardı, üzerine düşünülmüş, özenilmişti.

Sadece bizim onları tanımamız yetmemiş, onlar da bizi tanımak istemişlerdi. Birbirimizi anladığımız o an yollarımızın birleştiğine karar vermiştim aslında.

Burası birinin bir zamanlar en küçük ayrıntısına kadar hayal ettiği ve bu hayalini gerçeğe dönüştürmeyi başardığı, etkili insanların yalnızca iş adamı, yönetici, ceo değil, “birey” yetiştirmek için canı gönülden çalıştığı bir kurum ve bu yüzden bizim “ilk” okulumuz.

Kartal’ın Annesi Aylin


Çalışan her anne baba gibi ayrı kaldığımız zamanlarda çocuğumuza sunabileceğimiz en iyi şartlar neler olmalı düşüncesiyle kapısından içeri girdiğimiz bir okulu anlatıyorum.

Temel de huzurlu mutlu yaşından büyük bilgilere boğulmadan eğlenerek sosyalleşerek sevgiyi saygıyı birlikte hareket etmeyi öğrenebileceği bir yer arayışıyla gezerken karşımıza çıkan Kuğulu Montessori’yi ziyaret ettik. Bahçesinde sizi karşılayan kuğuların adlarıyla aslında neleri temel aldıklarını bize ipucu verir gibiydiler. Binadan içeri girdiğiniz anda özen ve hassasiyetin buluştuğu da çok açıktı. Montesorri bilgi kirliliğinin bu denli fazla olduğu ve yanlış kullanıldığı bir sektörde Nermin Hanım ile tanıştığınızda bu kaygıların yersiz olduğunu da görüyorsunuz.

Annelerin endişelerinin başında gelen ne yiyecek? Ne kadar sağlıklı? Düşüncesi de gezdiğinizde içinizi ferahlatacak çünkü Yadigar Hanım sunulan gıdaların doğal olmasına dikkat ediyor.
Ve Yadigar Hanım… Kendisiyle tanıştığınızda işine sahip çıkan, bilgisiyle zarafetiyle ve tutumuyla sektördeki yanlışları düzeltmek için elinden geleni yapan bir kurucu ve takım lideri olduğunu da göreceksiniz.

Anne babalar evlatları için her zaman en iyisini ister, bu yüzden mutlaka gelmeli gezip bizzat kendiniz görmelisiniz.

Biz içimiz çok rahat bir şekilde yavrumuzu okulumuza emanet ettik. Dilerim katlanarak artan bir mutlulukla söylemlerimiz devam eder.

Canan-Hasan KAPLAN


Bir okul öncesi öğretmeni olarak arada bir yazılarını takip ettiğim ve çok bilinçli görüşleri olan Yadigar Işıldar Hanımla bugün kendi kurucusu olduğu okulda görüşme imkanı bulduk; kendi adıma çok mutlu olarak ayrıldım keza okul öncesi eğitimine dair hayallerim ve çalıştığım ortam birbiriyle örtüşmüyor olsa da bugün bu okul ve Yadigar hanımın düşünce ve deneyimleri bir kez daha umutlarını yeşertti.

Kendisine çok teşekkür ediyoruz bizimle geçirdiği zaman bizim için gerçekten değerli ve anlamlıydı.
Okul hakikaten çok profesyonel, güvenlik önlemleri en ince detayına kadar düşünülmüş ve en önemlisi çocuklar için harika oyuncaklar ve eğitim ortamı sunan bir okul. Her materyal çocuk seviyesinde ve mutfaktaki ürünler olabildiğince doğal hazırlanmakta… Bir anne babanın çocuğu için isteyebileceği en iyi ortam diyebilirim…

Emeğinize sağlık…

Ebru Aktaş


Merhaba sevgili Kuğulu Montessori Okulu,

Bugün ailecek okulunuzu ziyaret etmek istediğimizde çok ama çok hoş karşılandığımızı bilmenizi isterim. Öyle ki kızım için kreş arayışı içinde olduğumuz bu stresli dönemde, sorabileceğimiz her ayrıntıyı henüz sormadan anlatmanız, kreşin tüm noktalarını güvenle göstermeniz, tüm ekibin samimiyeti ve de güler yüzü, ortamın içtenliği, aydınlığı, havası, ayrıntıya girersek, mutfağın pırıl pırıl olması ve aşçı teyzenin inanılmaz bir titizlikle isini yapıyor olması, öğretmenlerin sınıflarda çocukların başında değil onlarla ilgileniyor olması, sınıfların genişliği, oyuncakların temizliği, yedek dolapların düzeninden ve daha sayamadığım ve şahit olduğumuz her şeyden dolayı size teşekkür ediyoruz.

Kızıma kreş arayışı içindeyiz derken, bizimki çoktan bir sınıfa girip oyuna kaptırmıştı kendini… Dönerken bizimle gelmek istemedi, deneme yapalım dedi kurucu mudur Yadigar Hanım, bir kaç saat okulda kaldı kızım. Almaya gittiğimde nasıl vakit geçirdiniz öğretmeninle diye sorduğum zaman anne hep oyun oynadık, sonra oynadık, yine oynadık, bir de şarkı söyledik, azıcık da zıpladık dedi… Bence çok iyi anlattı tüm hissettiklerini. Bir çocuk oyun oynamaktan başka ne isteyebilir ki? Bahçesinde kuğuları da var, gıdaklayarak gezinen tavukları da, hele o altın sarısı yavru köpeğin etkisi altındayız hala…

Mutlu, barış, sevgi, güven… Kuğuların isimleri bunlar… Okulun temelinin üstüne kurulduğu değerler misali…
İlmek ilmek işlediğiniz her noktada bu değerlerin hep sizlerle olması dileğiyle…


Önalan Ailesi


27 aylık oğlumu bir anda okula başlatmak durumunda kaldığımda itiraf etmeliyim ki endişe içindeydim. Ancak her şeyin en ince ayrıntısına kadar düşürülerek, çok güzel hayallerle çocuklar için tasarlanmış olan Kuğulu Montessori Okulu’nu görünce ve sohbeti, kalbi, hayalleri güzel insan Yadigar Hanım’la tanışınca benim canım oğlum bu çatı altında olursa benim içim her zaman rahat olur diye düşündüm.

Şimdi her şey yolunda, gelecekte de iyi ki bu kararı vermişiz diyeceğimizi şimdiden hissediyorum. Binası, renklerin kullanılışı, çocukların rahatça hareket ederek oyun, beslenme, egzersiz gibi her amaç için kullanabilecekleri kocaman bahçesi, doğal ürünler kullanılması, güler yüzlü, güzel bir uyum içinde çalışan personeli, birbirinden faydalı ve keyifli dersleri Kuğulu Montessori Okulu’nun kalitesini göstermektedir.

Uyum sürecini kolay atlatmamızı sağlayan güler yüzlü, sevecen, fedakar Sevcan öğretmenimize, sohbeti hiç bitmesin dedirten, elinden gelenin en iyisini yapan, hayalleriyle ve yaptıklarıyla güzel insan Yadigar Hanım’a ve muhteşem ekibine çok teşekkürler.

Umut’un Annesi Rabia


Teşekkürler KUĞULU

Özel bir okulun idari kadrosunda 21 yıldır çalışıyorum ve öte yandan iki çocuk annesiyim. Küçük oğlumuz bir yaşına gelinceye kadar bakıcı eşliğinde büyütüldü. Ancak bakıcının beklentilerimize karşılık verememesi üzerine bir kreş arayışına girdik. Bu süreçte henüz açılış için hazırlık çalışmaları devam eden Kuğulu Montessori Okulu ile iletişim kurdum. Kreş bulma konusunda yaşadığım zorlukların üzerine Sayın Yadigâr Işıldar ile karşılaşmak hem benim hem de oğlum için büyük bir şans oldu. Kendisinin alanında oldukça donanımlı olması bende güven sağladı. Gerçek bir eğitimci kimliğiyle öne çıkan Yadigâr Hanım, her hafta düzenli olarak arayıp oğlumun durumunu sordu. Önerilerde bulunarak oğlumu yaşına uygun olan okullara yönlendirdi. Böylece aynı zamanda kıymetli bir dost kazanmış oldum.

Ancak ne yazık ki oğlum için uygun bir okulu tespit edemedik. Yine bakım işi anneanne ve babanın üzerine düştü. Babanın bakım sorumluluğunu üstlenmesi üzerine oğlumda babaya karşı bir düşkünlük ve hatta onunla tıpkı bir yapışık ikiz gibi yaşama hâli baş gösterdi. Erk 25 aylık olunca tehlike çanları çalmaya başladı ve yine soluğu Yadigâr Hanım’ın yanında aldım. Hiç şüphesiz her ebeveyn, öncelikle çocuğunun sevgi ve güven ortamında büyümesini, barış içinde ve mutlu bireyler olarak yaşamasını talep eder. Bizim de bir kreşten beklentilerimiz de tam da bu yöndeydi.

İşte adlarını Sevgi, Güven, Mutlu ve Barış olan iki çift kuğudan alan bu güzel yuvaya, Kuğulu Montessori Okulu’na oğlumuz bir ay önce alıştırma dönemi ile birlikte böyle başlamış oldu. Erk’i yanınıza gönderdiğimiz ilk günden itibaren tüm çalışanlarınız ve öğretmenlerinizin göstermiş olduğu özen ve ilgiden duyduğumuz memnuniyeti sözcüklerle ifade etmek çok zor. Bu özen ve ilgi sayesinde, ilk zamanlarda, oğlumuzun babasından ayrılmak istememesi üzerine gün içerisinde girdiği ağlama krizlerini de aşmış olduk.

Bu noktada, oğlumuzun yeni yuvasına uyum sağlaması konusunda emeği geçen başta okul müdürümüz Nermin Hanım olmak üzere, sınıf öğretmenimiz Seda Hanım’a, tüm öğretmenlerinize ve bizi hep güler yüzle karşılayan tüm çalışanlarınıza teşekkürü bir borç biliriz. İçine düşmüş olduğumuz karamsarlıkları dağıtarak bize güven aşılayan Sayın Yadigâr Işıldar’a ise bu güzel yuvayı ve ekibi kurduğu için ayrıca teşekkür etmek isteriz. İyi ki sizleri tanıdık ve ailenizin bir parçası olduk. Bu sevgi dolu ailenin mutlu, sağlıklı ve başarılı bireyler yetiştireceği konusunda inancımız sonsuzdur.

Lâle ve Mehmet Yetiş


Çalışan bir annenin en büyük problemi yavrusunu emanet edebileceği güvenilir, sevgi dolu, bilinçli birini/birilerini bulabilmektir. Okuma oranının düşük olduğu, kimsenin kimseye güvenmediği günümüz dünyasında aslında bu, belki de imkansızı aramaktır.

Tavsiye üzerine gittiğim Kuğulu Montessori Okulu’nda bu imkansızı, mümkün hale getiren dev ve bilinçli bir kadronun varlığını keşfettim. Okula ilk girdiğimde, okula adını veren kuğuların bizi karşılaması, beslenme konusundaki duyarlılıkları, montessori eğitiminin veriliyor olması, okulun temiz ve düzenli olması çok büyük bir özverinin ürünü kuşkusuz. Öğretmenlerin kendinden emin duruşları, sevecen ve bir o kadar da çocuk gelişimi hakkındaki bilgileri bana aradığım bu dedirtti. İki yıl aradan sonra görevime çocuğumla ilgili kaygılarımı en aza indirmiş şekilde başladım, yavrum emin ellerde diyerek işime gidiyorum.

“İnsanın anavatanı, çocukluğudur.” derler, bu anavatanı inşaa ettiğimiz önemli dönemde bize yardım eden,sevgi ve ilgilerini eksik etmeyen Yadigar Hanım’a, Nermin Hanım’a ve Damla Öğretmenimize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Kağan’ın Annesi Neslihan


Sevgili Kuğulu, seni tanımam çaresizlikten dibe vurduğum bir döneme denk gelir. Mutsuz giden bir kreş tecrübesini ite kaka devam ettirmenin evladıma yaptığım en büyük kötülük olduğunu idrak etmemle bir arayışta buldum kendimi. Ancak karşılaştığım samimiyetsiz seçenekler bana “eyvah ne olacak bizim çocuğun hali” dedirtti.

Tam umudumu yitirmiştim ki Kuğulu Montessori benim can simidim oldu. Hayır abartmıyorum, can simidi. Kuzumla çırpınıyorduk, okul sorunlarıyla başedemiyorduk, böylesi boğulurken ani bir kararla Kuğulu’ya tutunduk. Sevgili Yadigar, burada özellikle sana teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Senin gibi kalbi sevgi dolu, enerjisi inanılmaz motive eden, akıllı, kıymet bilen ve evlatlarımıza kendi evladı gibi emek veren bir anneyle nihayet yolumun kesişmesine şükrediyorum. Samimiyetin için, okuldaki harika ekibi bir araya getirdiğin için önce sana teşekkür ediyorum.

Huzuru bulmak , güvende olmak… Kuğulu’nun bana hissetirdiği bunlarken evladımı her gün emanet ettiğim,kuzumun tabiriyle “eğlenceli” okul Kuğulu, bizim okul oldu. Beril dolu dolu okulunu anlatırken onu dinlemenin verdiği hisleri anlatamam.

Sevgili Nermin, senin yerin bizim ailede çok ayrı. Bazı insanlar ellerinde sihirli değnekle doğmuşlardır. Bence sen de onlardan birisin. Ve Tanya, Beril’in okulda huzuru, evi, yuvası. Sayende kendini buldu evladım.
Şükür ki; insanı böylesi önemseyen, değerlerini koruyan, yeni nesile aktarma çabasında olan ve bunları yaparken de yavrularımıza insanüstü bir özenle yaklaşan insanlarla buluştum. Güzel günler bizim olacak umudumu yeniden yeşerten insanlar selam olsun size iyi ki varsınız.

Beril’in annesi Damla


Hani Derler Ya, Çok Güzel Olmuş!

Kuğulu Montessori’yi ilk ziyaretimizden önce bir çok sosyal medya paylaşımını okuyup, değerlendirdik. Ebeveyn yorumları – görüşleri bizim için değerliydi elbette. Önceki yıl yaptığımız birkaç okul ziyaretini ve kızımızın önceki yıl gittiği okulu saymazsak bu yıl başka bir okul ziyaretimiz olmadı. Çünkü anne – baba olarak en kıymetlimiz, canımız, kızımız için ne istediğimizi ya da ne istemediğimizi artık biliyorduk biz. Ve Kuğulu Montessori Ailesiyle ilk buluşmamız…

Bizi çok etkileyen İngilizce ve Rusça öğrenecekleri sınıfı, müzik odasını, mutfağı, havuzu gezerken Sebahat Hanım o tatlı, naif sunumu ile eşlik etti bize. Sonrasında www.anneylebebek.com daki yazılarından da takip ettiğim okul(umuz) kurucusu Yadigar Hanım’la tanışıp, koyu bir sohbete daldığımızda biz anne baba olarak çoktan kararımızı vermiştik ki Kuğulu Ailesi de Maya’yı çok sevmişti. (Randevusuz gittiğimiz halde Yadigar Hanım’la o yoğun günlerde görüşebilmemizin iyi şans olabileceğini daha sonra anlayacaktık)

Geçen her kıymetli anımızın bir daha geri gelmeyeceğini bilmenin burukluğu; bugün olduğu ‘çocuk’ haliyle büyülenmenin mutluluğu ve gelecek güzel günlerin, yaşanacak anların sabırsız heyecanı… Minik kızınız okula gidecek ve siz belki de geleceğe yönelik çok zor bir karar verdiğinizi düşünüyorsunuz; belki de hala soru işaretlerinizle ve acabalarınızla uğraşıyorsunuz. Kısaca ANNELİK KAFASI işte… Ama günler geçtikçe, çocuğunuzdan aldığınız geri bildirimlerle görüyor, anlıyorsunuz, göz bebeğinizin sevgi dolu bu sıcak yuvada büyürken güvende ve mutlu olduğunu…

Akşam O’nu almaya gittiğinizde kollarını açıp gözleri ışıl ışıl parlayarak, sevgiyle size koşuyor ve hatta ‘biraz daha kalalım, bahçede biraz daha oynayayım’ diyorsa; arabaya bindiğinizde emniyet kemerinizi takmayı unuttuysanız, ve o minik dudaklar size hatırlatıyorsa; eve geldiğinizde öğrendiği şarkıları, hikayeleri neşe içerisinde size de öğretmeye çalışıyorsa; dişlerini fırçalarken ‘su boşuna akmasın, kapatalım annecim’ diyor ve gece uykuya dalmadan az önce Salvador Dali’nin bıyığını ve sınıf arkadaşlarını anlatıyorsa; sabah kalktığında ‘Damla Öğretmenime gidelimmm, ben O’nu çok özledim’ diyorsa doğru zamanda doğru yerdesinizdir, Montessori Eğitimi’de hayat bulmuş demektir…

Hele bir de anneanne, babaanne ve dedeler için organize edilen bir günde önlüklü, boneli minik aşçı torununuzun ellerinden size ikram ettiği aşureleri yiyorsanız keyfinize diyecek yok. Hatta o günün bitiminde anlarsınız, O SICACIK YUVA’nın tabelada yazdığı gibi sadece bir ‘Gündüz Bakımevi’ olmadığını…

Çok kıymetli ellerde, kıymet verdiğimiz EVRENSEL DEĞERLERLE büyüyecek Minik Kıymetlilerimiz. Tüm emek verenlerin emeğine sağlık, umarız çok uzun soluklu olur birlikteliklerimiz. Sonsuz sevgi ve saygılarımızla Kuğulu Montessori…

Maya’nın Annesi Özlem


Kuğulu Montessori Okulu henüz yokken tabiri caizse henüz oralar dutlukken biz kızlarımızı yazdırdık, toprakçıyız bir kere ve bir daha arkamıza bile bakmadık. Neden mi? çünkü biz daha okul inşaat halindeyken okulun sahibi Yadigar Hanım’la şans eseri karşılaştık: Biz bir inşaat gördük fakat bir dünya kazandık orada.

Yadigar bizi aldı ve harç ve inşaat malzemeleri arasında sadece çocukların mutluluğu üzerine inşaa ettiği dünyasını beynimizde canlandıracak şekilde anlattı. Güven daha ilk aşamada tesis ediliyor aslında… sonrasında, adım adım, bize anlattığı her şeyi renklerinden, desenlerinden, eğitimden, ekibinden ve kalitesinden ödün vermeden yerine getirişini izledik. Kızlarımız okulun bahçesine girdiği anda öğretmenlerinin elini tutup gittiler, arkalarına bile bakmadılar… gidiş o gidiş…okulu evleri gibi benimsediler.

Evden hiç çıkmamış yavrularımız acaba kreşte, okulda nelerle karşılaşır gibi pek çok velinin sahip olduğunu gözlemlediğim hiç bir tedirginlik benim aklımın ucuna bile gelmiyor çünkü biliyorum ki benden önce zaten Kuğulu’nun bilinçli ve deneyimli ekibi benim çocuğum için faydalı olabilecek her şeyi düşünür, tehlikeli olabilecek her önlemi alır. Bir veli olarak huzur budur. bize bu huzur ve mutluluğu yaşattıkları için Kuğulu Montessori Okulunun tüm çalışanlarına ve Yadigar Hanım’a teşekkürler…

Ömrüye AYAN


Bir anne babanın en büyük kaygılarından biridir çocuğunun eğitim yolculuğu. Bu yolculuğa kuğuları ile birlikte huzurlu, mutlu, sağlıklı ve güvenle başlamamızı sağladı Kuğulu Montessori Okulu. İlginç başlayan bir telefon diyaloğunun yaşamımızı böyle büyük bir mutluluğa dönüştüreceğini kim bilebilirdi ki. Şimdi Alya’nın her sabah büyük bir heyecanla koşa koşa okula girişini ve her öğlen çıkmak istemeyişini büyük bir şaşkınlık ve mutlulukla izliyoruz.

Bir de onun her gün yeni bir şeyler öğrenip her gün yeni ve bambaşka bir birey oluşunu. Biz artık kocaman bir aileyiz ve okulumuza katılan her yeni bireyle birlikte büyümeye devam ediyoruz.

Dünyanın bütün çocuklarının bir gün böyle bir eğitim ve öğretim yuvasına kavuşması dileğiyle bunların yaratıcısı sevgili Yadigar Işıldar ve eşine, kreşimizi sevgiyle dolduran tüm öğretmenlere ve çalışanlara sonsuz teşekkürler.

İyi ki varsınız…

Bektaş Ailesi